14 Eylül 2010 Salı

10000. Gün

27 yıl 4 ay 25 gün.

Benim onbininci günüm 3 Temmuz 2013 Çarşamba'ya denk geliyor. Evet oturdum hesapladım, hatta artık yıl hesabı bile yaptım. Çarşamba olması pek hoş olmamış kabul ediyorum.

Maynard James Keenan için de önemliydi onbin gün. Zira annesi onbin gün komada kalmış, Keenan'a göre cehennemi yeteri kadar tatmıştı. Artık evine, cennetine gitmeliydi. Ölümden sonra ortaya bir evladın yapabileceği, şimdiye kadar gördüğüm, en güzel ağıt ortaya çıktı. Ağıt güzel olur mu demeyin.

Ben de hayatımın onbininci gününde, gün boyu bu ağıtı paylaşmaya kararlıyım. Hem belki bira da içerim. Ama dediğim gibi çarşamba olması hoş olmamış işte. Çok da kalmamış hem, şunun şurasında 3 yılcık. Böyle yazınca da yaşlandığımı hissettim ya neyse boşverin.

Bence siz de dinleyin bir gün. Hazmederek dinleyin ama. İlla 27 yaşınızda dinlemeniz gerekmez hem. Dinlerken de şu haykırışa ortak olun:

"give me my wings..."



not: o değil de 27 yaşında ölenler kulübünün bununla bir alakası var mı acaba?
düzeltme: Keenan'a olan hayranlığımı belirtmeyi unutmuşum, çömezliğime verin.
Merhaba ey okuyucu,

Merak etme bir daha sana "okuyucu" diye hitap etmeyeceğim. Hatta senli, benli gibi seviyesiz (!) laflar da olmayacak. Bu sadece bir hoşgeldin, hoşgeldim mesajıdır.

Buranın adı şimdilik "Transatlanticism". Değişkendir bu ad, tamamen ruh halimle, hayatımın o anlarında nelerden etkilendiğimle ilgilidir. Adı değişince şaşırma. Eh isimin hikayesi de bir ara yazılır buralara.

Haydi kal sağlıcakla...